/aut/ be. dışarı, dışarıya; dışarıda; yüksek sesle, bağırarak; adamakıllı, tamamıyla, bütünüyle; modası geçmiş ¤ s. dışta yer alan, dış, harici; uzak, uzakta olan; olanaksız; (ışık, ateş, vb.) sönmüş, sönük; (tahmin, hesap, vb.) yanlış be out cold/like a light kendinden geçmek out and about yataktan kalkıp evden çıkacak halde out and out komple, tam out device biliş. dış aygıt out for -in peşinde out of -den dışarı, dışına, dışında; -siz, -sız; -den, -dan; -den dolayı, -den; -den yapılmış, -den, -dan out of date geçersiz, köhne, modası geçmiş, demode out of doors dışarısı, dışarıda out of gas yorgun argın out of one's head/mind kon. çatlak, üşütük, kaçık, deli out of pocket zararda, içerde; nakit parası olmayan, parasız out of service hizmet dışı out of service time biliş. hizmet dışı zaman out of stock elde kalmamış, mevcudu tükenmiş out of the question olanaksız out to -meye çalışmakta Out with it! Söyle şunu! Out you go! Çık dışarı! out-connector biliş. dış bağlayıcı out-of-balance dengesiz out-of-focus flu, bulanık, odak dışı out-of-line coding biliş. alan dışı kodlama out-plant system biliş. büro dışı sistem, büro dışı dizge